SEBZE YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SEBZE YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2013 Pazar

BAHAR GELMİŞ SEMİZOTU YAPILMAZ MI?


Bu yazıyı yazarken,aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz mis gibi semizotunu yanında 1 kaşık kese yoğurdu ve ekmek makinemden yeni çıkan dumanı üstünde çavdar ekmeğimle çoktaaann yemiştim bile:))))Birazda o yüzden zevkle yazıyorum diyebilirim..Yazın habercisi,en bayıldığım sebzelerden biridir semizotu.Kış rehavetinden yavaş yavaş kurtulmaya çalışan ben,bloğuma yazacağım bir tarifle enerjimi taçlandırmak istedim.Onca takipçim,sitemi onca takip eden dostlarıma çok ayıp ettim biliyorum ama,acımasız iş hayatım beni bu noktaya getirdi:))
Semizotu yemeğini çocukluğumdan beri çok seven ben,ıspanak gibi hep pirinçlisini yemiştim geçen yıla kadar.Bir aile dostumuzun sofrasında yediğim bu haliyle tanışınca,bir daha vazgeçemedim.Gürcan teyzem anlatmıştı anlatmasına da ,unutkan ben,sadece malzemeleri hatırlayınca,çiğden sırasıyla malzemeleri üst üste koydum,pişirdim,harika oldu....Yıkaması hazırlaması zor,bir daha ne zaman pişiririm diye düşünüyorum ama ,mevsimi geçene kadar vazgeçmeyeceğim gibi görünüyor...
1


MALZEMELER:

2 bağ semizotu
2 adet girit kabağı
yarım demet dereotu
yarım demet maydanoz
1 orta boy soğan
3 adet domates
4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
yeteri kadar tuz

YAPILIŞI:

Tencereye sırasıyla küp doğranmış soğanları,küp doğranmış domatesleri,zeytinyağını,doğradığınız semizotlarını,kıyılmış maydanoz ve dereotunu,ortadan kesip doğradığınız girit kabaklarını sıralayın.en üste tuzunu serpin,kısık ateşte soldurduktan sonra kendi suyuyla 15 dk kadar pişirin.Ilındıktan sonra yoğurtla servis edin.Yazması bu kadar kısa sürdü diye çabucacık oluyor sanmayın baya oyalıyor:)))) Afiyetle..

17 Mayıs 2012 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI GARNİTÜRLÜ ENGİNAR

Bugün çok yakın aile dostlarımız akşama yemeğe geleceklerdi.Çok farklı bir menüm vardı aklımda.Tabii buzdolabında bekleyen bir borcam  karışık kızartmam da cabası:))) Öğlene doğru haber aldım ki program iptal olmuş.Kafamdaki menü de iptal oldu otomatik olarak:)) Kızartmanın yanına bişiler yaparım dedim.Derken köfteyi planladım.Hadi enginarı da yapayım güzel olur şimdi dedim.Buzdolabını açıp kapatırken bir de ne göreyim: İki demet deniz börülcesi.Hadi onu da yapayım dedim.Köfteyi yapmışken yalnız kalmasın köfte patates yapıp soslayayım dedim.Bu yemekler şimdi pilavsız olmaz bir de pilav yapayım dedim.Veee sonuç olarak bu kocaman menü çıktı ortaya:))) Tabi buzdolabında bekleyen kalan yemeklerim,yarının da menüsü olarak bekliyorlar.E haliyle o kadar yemeği bitiremedik.Yarın yapacağım minik yeğenim Durucuğumun bir yaş pastası için de bol bol zamanım kalmış oldu.Bu arada cimcimeme yapacağım şirin pasta için de heyecanlanmaktayım.
Enginar mevsimi bitmeden bu güzel zeytinyağlı yemeğin tarifini de eklemek istiyorum.Çok leziz.Zeytinyağlı severlere hitap eden , şık da bir sunumu olan ,bir o kadar da yararlı bir yemek.Ve işte tarifimiz:

MALZEMELER:

4 adet çanak şeklinde enginar
1 adet patates
1 adet büyükçe havuç
yarım su bardağı bezelye
2-3 adet taze soğan
2 adet limon
1 yk un
yarım çay bardağı zeytinyağı
tuz,karabiber

YAPILIŞI:

Enginarları 1 limonun suyu ve 1 kaşık un eklediğiniz suda bekletin ve bu suyla ovun.Yayvan bir tencereye dizdiğiniz enginarlarınızın üzerini geçmeyecek kadar su ekleyin 1 adet limonun suyu ve zeytinyağının yarısını da üzerlerine ilave edip,enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirin.
Zeytinyağının kalanıyla birlikte kıydığınız taze soğanları soteleyin.Küp doğranmış patates,havuç ve bezelyeyi ekleyin.Tuz,karabiber ve sıcak su ekleyip kısık ateşte garnitürünüzü pişirin.
Servis tabağına aldığınız enginarların ortasına garnitürü paylaştırın ve taze dereotuyla süsleyin.Misss gibi afiyetle yiyin...:)))

9 Mayıs 2012 Çarşamba

PEYNİRLİ KABAK SANDALI


Bu şirin kabak sandallarını dün akşam hazırladım.Kabağa peynirin inanılmaz yakıştığını düşünüyorum ve inanın tadı damağımda kaldı.İster et yemeklerinizin yanına aperatif olarak, ister misafir sofralarınıza ikramlık olarak yapabilirsiniz.4 tane kabağa göz kararı koydum peyniri.Siz de kabak sayınıza göre göz kararı malzemelerinizi ayarlayabilirsiniz.Nasılmı yapıcaz?
Kabakları soyun ve boydan ikiye kesin.İçlerini dikkatlice oyun ve 5 dk kadar kaynar suda haşlayın.beyaz peyniri ezin,içine dereotu doğrayın ve bir yumurta kırın.Hazırladığınız karışımı kabakların içine yerleştirin.üzerine kaşar peyniri rendeleyip peynirler kızarıncaya kadar fırınlayın.Afiyet olsunnn...

13 Nisan 2012 Cuma

ZEYTİNYAĞLI BAKLA

Duydum ki; İzmir'de yarından itibaren güneşli günler bir süre olmayacakmış:(( Birkaç gün yağmur yağacakmış.Yağmurun sesini de dinlemek güzel ama güneşe o kadar hasret kaldık ki,gitsin istemiyorum.
Birçok kişi şu sıralar bahar yorgunluğu denilen o ismi konulamayan hastalığı yaşıyordur eminim.Peki nedir bu hastalığın belirtileri?
Bahar yorgunluğu ya da bahar depresyonu , özellikle bahar aylarının başladığı günlerde,bitkinlik,güçsüzlük,enerji eksikliği,uykusuzluk ya da vücutta karıncalanma gibi belirtilerle pek çok kişide görülebilen bir mevsim hastalığıdır.Mevsim değişikliği vücudumuzun biyoritmini etkiliyor çünkü;baharla birlikte havadaki elektrik yükü artıyor.Bu artışla birlikte vücudumuzda  yorgunluk,halsizlik ve gerginlikler başlıyor.Peki ne yapmalı?
Öncelikle beslenme düzenimizi değiştirmeli,beslenmemizde meyve ve sebzeye ağırlık vermeli,yemeklerimizde yağ miktraını azaltmalıyız.Bir günde içtiğimiz su miktarı en az 2 litre olmalı.Açık havada yürüyüşler yapmalı,imkan varsa spor yapmalıyız.Bunlar gibi birkaç pratik yöntemle bahar aylarının yorgunluğunu üzerimizden rahatlıkla atabileceğimizi ümit ediyorum.

Eveeettt.. gelelim baklaya:)) Sebze meyve demişken, bir de sebze yemeği tarifi vermeden olmaz değilmi?
Bakla yemeğini herkes sevmez,ben müdavimlerindenim.Mevsimi geçene kadar fırsat buldukça pişiririm.Mevsimi geçmedende tarifini vermek istedim.



MALZEMELER:

500 gr.bakla
2 adet soğan
yarım demet dereotu.
3 yk.zeytinyağı
1 yemek kaşığı ve 1 çay kaşığı un
1 limonun suyu
1 su bardağı su
tuz.
Yoğurt (Tercihe göre sarımsaklı)
Süslemek için dereotu,pul biber..

YAPILIŞI:
Hani bazı yemekler çiğden yapılır ya,ben baklayı da o şekilde pişiriyorum:
Baklaları ayıklayıp limonlu ve unlu suda 15 dk.kadar bekletelim.(Yarım limon suyu ve 1 yk un)Soğanları piyazlık ya da küp küp doğrayalım. Tencereye sırasıyla,soğan,sıvıyağ,baklayı üst üste koyalım.1 çay kaşığı un ve yarım limon suyunu bir su bardağı suyla iyice karıştıralım.Baklanın üzerine gezdirelim.En son tuzunuda serpip kısık ateşte yemeğimizi pişirelim.Tencerenin altını kapattıktan sonra kıyılmış dereotlarını da serpip yemeği ılınmaya bırakalım.Servis ederken üzerine yoğurt gezdirip dereotu ve pulbiber serpelim...Afiyet olsun..

28 Mart 2012 Çarşamba

KÖZ PATLICANDAN FIRINDA KARNIYARIK

Herkese merhaba.. Dün akşam verdiğim sözü tutmak üzere oturdum bilgisayar başına..Keyifle yediğimiz bir yemeğin ardından aynı lezzeti dostlarımında paylaşması için sırasıyla geliyor tarifler.Çorbadan başlamak lazım gerçi ama,istem dışı başlığı yazınca,karnıyarık tarifiyle başladım..
Karnıyarık özellikle yaz mevsimi sofralarımızın baştacı yemeklerinden biri..Kızartarak yapıldığından biraz kalorisi yüksek olsada, vazgeçemiyoruz bu yemekten.Patlıcanları haşlayarak yapıldığını da duydum ama, közlenmiş patlıcanın lezzetini hiçbirine değişmem.Kalorisi düşük, hafif, damakta harika bir tat bırakıyor.Diyetteyim,fazla kalori almak istemiyorum ama karnıyarık tan da vazgeçemem diyorsanız deneyin derim..
KÖZ PATLICANDAN KARNIYARIK

MALZEMELER:

1 kg.küçük ebatlarda patlıcan
250 gr.kıyma
2 yk.zeytinyağı
2-3 sivribiber
1 adet soğan
3-4 adet küp doğranmış domates
tuz,karabiber

NASIL YAPICAZ?

Patlıcanları yıkayıp birkaç yerinden delin ve aliminyum folyoya sarıp ocak üzerinde közleyin.Fırında da közlenebilir ama közlenmiş patlıcan lezzetini tam almak istiyorsanız ocakta közleyin derim.Bir de patlıcanlar küçük ya, çok fazla eritmeyin.Orta kararda közleyin.
Közlediğiniz patlıcanların kabuklarını soyun başlarını koparmadan borcama dizin.
Teflon tavada kıymanızı yarım çay bardağı su ekleyip kısık ateşte kavurun.Soğanları küp küp,sivri biberleri de incecik kıyın.Zeytinyağıyla birlikte kıymaya ekleyip kavurun.Küp doğranmış domatesleri ve tuzuda ekleyip domates suyunu salıp çekene kadar pişirin.En son karabiberi de ekleyip ocağı kapatın.
İç harcınızı patlıcanların ortalarını hafif oyarak üzerlerine yerleştirin.Sivri biberleri boydan ikiye bölerek yemeğinizi süsleyin.Borcama 1 su bardağı kaynar su ekleyip ,aliminyum folyoyla ağzını kapatın. Yemeğinizi 180 derece fırında 25-30 dk.kadar pişirin.2 yk zeytinyağıyla yaptığınız karnıyarığın lezzetine doyamayacaksınız..Afiyet olsun..

17 Mart 2012 Cumartesi

ENGİNAR DOLMASI

Herkese keyifli hafta sonları diliyorum.. Sinüzit sızılarım ve boyun ağrımın beni durduramadığının kanıtıdır bu yazı:)) Çünkü şu anda ilaçlar ve bir boyunluk eşliğinde dökülüyor bu cümleler zihnimden:)))  ''İnsanın neresi ağrırsa canı ordadır'' derler ya büyüklerimiz, hakikaten doğru.Zira şu anda tek derdim boyun ağrımmış gibi geliyor bana.. Geçmişteki diş ağrılarımı unutuverdim yani:)) Dedim ya, ağrılarım durduramadı beni, enginar dolmasının tarifini yüklemek istedim hemencecik.Mevsimi de gelmeye başlamışken, bir an önce sitede bulunmasını istedim tarifin..
Biliyorsunuzdur enginar bir çiçektir.Kadın ruhu için olmasada:))) insan vücudu için en yararlı çiçek bence..A ve C vitaminleri açısından zengin bir bitki olan enginar, kalsiyum,potasyum,demir ,manganez ve fosforu da bünyesinde orta seviyede barındırır.
Enginarda bulunan CIARIN adlı madde, başta karaciğer olmak üzere, safra kesesi, bağırsaklar ve böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.Kandaki şeker miktarını düzenlediği için, şeker hastaları için oldukça faydalıdır.Kandaki üre miktarını ve kolesterolünü düşürdüğü gibi, böbreklerdeki kumların dökülmesini sağlar.Mide ve bağırsakları temizler. Gördüğünüz gibi, enginarın faydaları saymakla bitmiyor. Özellikle Ege sofralarının baştacı enginarı  hazır mevsimi de yavaş yavaş gelirken bol bol tüketmenizi, hatta mevsiminde derin dondurucunuzu enginarla doldurmanızı öneririm.
Enginar sebzesine ait birkaç tarif vericem.İlk tarifim enginar dolması..
MALZEMELER:

5 adet enginar 
3 adet soğan 
1 su bardağı pirinç 
1 Çorba kaşığı dolmalık fıstık 
1 Çorba kaşığı kuş üzümü 
Yarım demet taze nane 
Yarım demet maydanoz 
Yarım demet dereotu
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yarım limonun suyu 
1 Su bardağı sıcak su 
Tuz, karabiber, yenibahar, tarçın ve şeker 

YAPILIŞI:

Öncelikle enginarların sert olan dış yapraklarını ayıklayın.Kalan yaprakların uçlarını kesin.Enginarın göbeğindeki tüylü kısmı bir tatlı kaşığıyla kazıyarak atın.Enginarlarınızı limonlu suda 10-15 dk.kadar haşlayın.Teflon tavada zeytinyağıyla birlikte fıstıkları pembeleşinceye kadar kavurun.Ardından incecik kıyılmış soğanları da ekleyip soğanlar hafif pembeleşinceye kadar kavurmaya devam edin.Pirinçle birlikte dereotu hariç  kalan iç malzemelerinizi de ekleyip 1 su bardağı sıcak suyu ilave edin.Kısık ateşte harcınız suyunu çekene kadar pişirin.Piştikten sonra kıyılmış dereotunu ekleyip karıştırın ve ocağın altını kapatın.Hazırladığınız harcı enginarların içine doldurun ve şekillerinin bozulmaması için üzerlerini aliminyum folyoyla yanlarını kapatacak şekilde sarın.Enginarı haşladığınız sudan yarım su bardağı tencereye ekleyip kısık ateşte 10 dk kadar pişirin.Soğuyunca limon dilimleri ile servis edin..Afiyet olsun..

8 Mart 2012 Perşembe

KÖZLENMİŞ PATLICAN TAVA



'Dünyada hiçbir milletin kadını,Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım,milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte,Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez.Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren,tarlayı eken,kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip,kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar,hep o yüce,o fedakar,o ilahi Anadolu kadını olmuştur.Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı,şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim'

Mustafa Kemal ATATÜRK, 30 Mart 1923

Bu sözlerden sonra başka ne denilebilir ki? Bana sadece başta  emekçi Türk  kadınları olmak üzere, dünya üzerindeki bütün kadınların 8 Mart  Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamak düşüyor..Hem anne, hem eş,hem iş kadını,hem de ev kadını olmak gibi birçok karpuzu koltuğunun altına sığdırabilen günümüz kadınını ayakta alkışlıyorum..Emeğinize, yüreğinize sağlık..

Kadınlar gününü dışarıda dostlarımla geçirme düşüncelerimizi hayata geçiremeyince, kendime bir güzellik yapmaya karar verdim ve bugün en sevdiğim yemekleri pişirdim..Yaparken de zevk aldım, yerkende,yiyenleri izlerkende.. Zira yüzlerdeki ifadeler yemeklerimin ne kadar beğenildiğinin göstergesiydi.. Bir kadın olarak benim de ellerime sağlık..

Evlendiğim 2002 yılından bu yana en çok takip ettiğim hatta birçok tarifini denedim diyebileceğim Portakal Ağacı sitesinin sevgili yazarı Hatice Hanım'ın bir tarifini pişirdim bugün.Yıllardır yaparım bu yemeği ve her seferinde mutlu kalkarız sofradan, iyikide pişirmişim bu yemeği derim..Öyle leziz bir tarif yani.. Patlıcan severlere, özellikle közlenmiş patlıcan severlere gelsin bu tarif.. 




MALZEMELER:(3 kişilik)

2-3 adet orta boy topan patlıcan
3-4 adet sivri biber
200 gr.dana kıyma
1 orta boy soğan
2-3 adet domates
4 yk zeytinyağı,
tuz,karabiber,pulbiber.
1 kase sarımsaklı yoğurt.

YAPILIŞI:

Patlıcanları birkaç yerinden bıçakla delip közleyin.Sivri biberleri közleyin.Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup kararmamaları için limonlu suda bekletin.Kıymayı yarım çay bardağı su ile yağ koymadan biraz kavurun.Sonra 2 yk zeytinyağı ile birlikte küp doğradığınız soğanları ekleyin ve kavurmaya devam edin.Soğanlar pembeleşince ince ince kıydığınız patlıcanları ve biberleride ekleyip kavurmaya devam edin.Domateslerin kabuklarını soyun ve küp küp doğrayıp ilave edin.Tuz ve karabiber ekleyerek altını kısın ve 10 dk daha pişirin.Yemeğinizi servis tabağına alıp üzerine sarmısaklı yoğurt ve 2 yk kaşığı zeytinyağında kızdırdığınız pulbiberli sosu gezdirin.. Afiyet olsun..




6 Mart 2012 Salı

FIRINDA KIYMALI PATATESLİ KARNABAHAR,ZEYTİNYAĞLI PIRASA

Herkese iyi akşamlar.. Kendimizi sebzelere adadığımız bir hafta geçiriyoruz ailecek..Ispanağından pırasasına,karnabaharından patlıcanına,yeşilliğine sebzeyle dolduk taştık:)) Hamurişlerine biraz ara vererek sebze tariflerine dönüş yapıyorum bende haliyle..Şaka şaka.. Bu sebzeleri pişirirken bile aklımda  yapacağım hamurişlerinin tarifleri dört dönüyordu.Tatlılar ve hamurişleri de var yani bu hafta:)))

Kış sebzelerinden sadece ıspanağı sevmeyen kızım kıymalı karnabahar ve zeytinyağlı pırasa siparişi verdi daha dünden..Haftalık yemek programımızı bizim cimcime belirliyor resmen:)) Bende bugün sıvadım kollarımı, pişirdim kızımın istediği yemekleri...Kendi usulüme göre pişirdiğim yemeklerimin tariflerine buyrun sizlerde:

KIYMALI PATATESLİ KARNABAHAR MALZEMELERİ:

1 adet orta boy karnabahar
3-4 adet patates
250 gr.yağsız kıyma
1 çay bardağı süt
1 adet rendelenmiş soğan
1 yk domates salçası
1 tk biber salçası
yarım çay bardağı sıvıyağ
tuz,karabiber,kekik


YAPILIŞI:

Karnabaharın çiçeklerini ayırıp  yıkadıktan sonra derin bir tencereye alıyoruz.Üzerine yeteri kadar su ve 1 çay bardağı süt ekleyip 10 dk kadar haşlıyoruz.(Karnabaharlarımız fazla erimemeli) Eklediğimiz süt karnabaharın bembeyaz olmasını sağlıyor. Patateslerimizi soyup hafif kalın olacak şekilde halka halka dilimliyoruz ve bir kabın içinde patateslerimize biraz tuz, karabiber ve kekik ekleyip ovuyoruz.Kare borcam tepsimizin tabanına patateslerimiz döşüyoruz.Karnabaharlarımızı da aralarına yerleştiriyoruz.
Bir taraftan da kıymamıza yarım çay bardağı su ekleyip kısık ateşte yağ eklemeden kavuruyoruz.Daha sonra sıvıyağımızı ve rendelenmiş soğanımızı da ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.En son salçalarımızı,tuzumuzu  ve baharatlarımızı da ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.Kavrulan kıymalı harcımızı borcamdaki karnabahar ve patateslerimizin üzerine gezdiriyoruz.Borcam tepsimizin yarısına gelecek kadar sıcak su ekleyip üzerini aliminyum folyoyla kapatıyoruz ve 180 derece fırında 30 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun..

ZEYTİNYAĞLI PIRASA

MALZEMELER:
1 kg pırasa
3-4 tane havuç
yarım çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
yarım çay bardağı pirinç
yarım limonun suyu
tuz.

YAPILIŞI
Pırasamızı ayıklayıp yıkadıktan sonra verev şekilde doğruyoruz.Havuçlarımızı ince dilimliyoruz.Tenceremize zeytinyağımızı ve salçalarımızı alıp kısık ateşte kavurduktan sonra havuçlarımızı ekliyoruz.2-3 dk havuçlarımızı soteledikten sonra pırasalarımızı ekliyoruz ve kısık ateşte kendi saldığı suyuyla 10 dk kadar  kavuruyoruz.Pırasalarımızın üzeri geçecek kadar sıcak su ve tuz ekleyip 5 dk daha pişiriyoruz.Pirincimizi yıkayıp ekliyoruz ve yumuşayıncaya kadar pişirmeye devam ediyoruz.Pirinçler yumuşadıktan sonra tencerenin altını kapatıyoruz ve yarım limon suyunu yemeğimizin üzerine gezdiriyoruz.. Sizler nasıl pişiriyorsunuz bilmiyorum ama birde bu şekilde deneyin derim.. Afiyet olsun..

6 Aralık 2011 Salı

FIRINDA KABAK MÜCVER



Kabak mücveri sevipte, sağlık problemleri ya da diyet yüzünden yiyemeyenler için hafif ve lezzetli bir tarifim var..Fırında Kabak Mücver..Kızımın verdiği isimle, kabak böreği..Kabağı pek sevmeyen prensesime börek tadında yedirdiğim, mevsim sebzeleriyle dahada sağlıklı hale gelen fırında kabak mücveri herkese tavsiye ediyorum..İşte Tarifi:www.marifetliellerden.com

MALZEMELER:

4 adet kabak
2 adet havuç
1 adet patates
yarım su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
4 yk un
2 yumurta
2 yk zeytinyağı
yarım demet dereotu
yarım demet maydanoz
tuz,karabiber

HAZIRLANIŞI:

Derin bir kapta kabakları,patatesleri,havuçları rendeliyoruz.Rendelenmiş kaşar peyniri,yumurta,un,maydanoz,dereotu,zeytinyağı,tuz ve karabiberi ekleyip karıştırıyoruz.Hazırladığımız karışımı yağlı kağıt serdiğimiz kare borcama döküp 180 derece fırında 30-35 dk pişiriyoruz.Biraz soğumasını bekliyoruz ve kalıptan çıkarıp,dilimleyerek servis yapıyoruz..Afiyetle..



Fırında Kabak Mücver